Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?

Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?
Mimarideki Esas Öğe Tasarım mı, Yoksa Tasarımcıyı Yönlendiren Malzeme mi?

yazan Yüksek Mimar Nazif Dilaver



Mimaride malzemelerin sınıflandırılması çok çeşitlilik gösterir, bu makalede yapı malzemelerini taşıyıcı özelliklerine göre sınıflandırma üzerinde duracağım. Malzemeler esas olarak kullanım alanlarına göre sınıflandırılırlar; taşıyıcı, koruyucu-yalıtım ve kaplama özellikleri sınıflama için en belirleyici özelliklerdir.

Mimarlığın geçmişinden günümüze kadar tasarımlara göz atarsak; mevzuatlara, isteğe, fonksiyona ve malzemeye göre şekillenmiştir. Yapılar, belli çerçeveler içinde tasarlanan alan veya mekanlardır. Mimari tasarımı etkileyen en önemli nokta; planlanan binanın uygulamasını sağlayan mimari öğeler, mühendislik kriterleri ve uygulama elemanlarının birlikte, uyum içinde kulanılmasıdır. En zor nokta ise uygulama malzemesinin doğru ve istenilecek sonuçları sağlayacak şekilde seçilmesidir. Genel olarak binalarda istenilen fonksiyon talebi sayesinde oluşturulan mevcut mimari tasarımın taşıyıcılığını sağlayan temel strüktür bizim için esastır, binanın geri kalanı ise parça parça bir araya getirilir ve sonuçta bir bütün oluşturulur. Bu uyumu bir orkestra şefi gibi bir araya getiren mimar, istediği etkiyi seçtiği malzemelerle taçlandırır.

Bu malzemelerin kullanımı her ne kadar sınırlı olsa da, gelişen teknolojiyle birlikte taşıyıcılıktan çıkıp binanın genelini oluşturan yapılara dönüşebilirler; bu dönüşüm gerek binanın karakterini sergilemek için gerekse de fonksiyonellik ve kullanım amacı bakımından toparlayıcı bir eleman haline gelir. Bu sınırlı kullanım alanına sahip malzemelerle tasarımı şekillendirmenin tasarımcıya verdiği haz bir başkadır. 

Tek düze yapılan binaları bile bambaşka bir boyuta taşıyan modern kaplamalar, camlar, beton kalıplar bizlere imkansızı gerçeğe dönüştürme şansı vermiştir. 

Özellikle iklim ve bölgesel faktörlere göre belirli aralıklarla yapılan araştırmalar ile geçmişten günümüze birçok malzeme Ar-Ge laboratuarlarında çok daha yüksek kalitede ve performansta malzemeler olması için geliştirilmiştir. Geliştirilen yeni malzemeler günümüzde nano-teknoloji malzeme olarak isimlendirilmektedir ve geleneksel olarak sık kullanılan doğal malzemeler dışında mimarlara tasarımlarında özgürleşme sağlamaktadırlar. Bu özgürlük sayesinde özgün ve gerçek kimliklerini bulmuş binalar yaratmak çok daha kolaylaşmıştır.

Bunlara en güzel örneklerinden birisi olan cam giydirme cepheler; hem taşıyıcı yapı elemanı hem de koruyucu özelliğe sahip çok güzel bir örnektir. Buna ek olarak son zamanlarda kullanılan Mesh alüminyum cepheler hem fonksiyonellik hem de doku çeşitliliği ile bizlere çok değişik çözümler sunmaktadır.

Bir diğer örnek Perkisyin Beton – Cam elyaf kaplamalı beton ile oluşturulan paneller, dış mekanda betonarme etkisi yaratırken ayrı bir kullanım şekli taşımasını sağlayan kaplamalarla oluşturulur. Bu kaplamalar taşıyıcı olmaları ile birlikte bize betonarme dokusunu çok rahat geçirmektedir. Üstelik bu malzeme çok değişik kalıplar sayesinde çok daha biyometrik ya da farklı şekillere dönüştürülebilen  esnek, akışkan ve futuristik görsellik sergilemektedir.
Bu malzemeler, ahşap, cam, metal, taş ve alüminyum gibi geleneksel malzemelerin dışında bambaşka bir kimliğe bürünmektedir. Artık bu yapı malzemeleri birer taşıyıcıya dönüşmüştür. Günümüzde modern ve endüstriyel fikirler mimari alanda teknik çözümler ile desteklenmiştir ve malzemelere yeni kimlikler kazandırmıştır.

Birer yapı elemanından ziyade, binanın tümünü ayakta tutan taşıyıcı ve görsel estetiği sağlayan ana kabuklar kabine gelmiştir. Dikey eksende yapılan ve süregelmiş algılarla daha yumuşak bir uygulanabilirliğini bizlere sunmuştur. 

Biz tasarımcılar için çeşitlilik ve kullanılabilirlik, akılcı sonuçlara ulaşmak için çok önemlidir. Gelişmekte olan teknolojik malzemelerin takibini yapmak ve yeni malzemelerin kullanımını sağlayacak ortamlar yaratmanın ise kişilerdeki farkındalıkları artıracağına inanıyorum.

Bundan sonraki her sayıda bir başka materyali detaylı bir şekilde sizler için inceleyip detaylarını paylaşmak istiyorum. Yaşadığımız alanlarda güzel tasarım çözümleri ile oluşmuş yapılar görmek dileği ile.

Yukarı