Ahmet Noyan Röportajı

Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı
Ahmet Noyan Röportajı

“Yarım Asırlık Aile Şirketini Üç Nesil Birlikte Büyütmenin Gururunu Yaşıyoruz.”


Global mecralarda 1 numaralı yaşam alanı olarak gösterilen, Kuzey Kıbrıs’ın göz bebeği İskele’nin mimarı diyebileceğimiz, köklü bir şirket olan Noyanlar Şirketler Grubu’nun yöneticisi Ahmet Noyan’ın yanındayız. Noyanlar’ı, İskele’yi ve Kuzey Kıbrıs’ta yaşamayı konuşacağız bu programımızda... Ahmet Bey’in nadiren röportaj yaptığını bildiğimiz için de fırsatını bulmuşken sormak istediğimiz çok şey var.
 
  • Kimseler yokken, aile şirketiniz Noyanlar İnşaat’ı, büyüklerinizi, İskele’ye yatırım yapmaları için ikan etmeye çalıştığınızı, buraların geleceği olduğunu ısrarla söylediğinizi öğrendik. Sizin o zaman şirketteki yerinizi, Long Beach’le ilgili nasıl hayaller kurduğunuzu anlatabilir misiniz?
Noyanlar Şirketler Grubu yarım asıra yakındır bu topraklarda çalışan, bu ülkeye hizmet eden köklü bir aile şirketidir. Şirketler büyürken belirli dönemlerde radikal adımlar atarlar ve biz de bu adımımızı 2000’li yılların başında Gazimağusa’dan çıkarak, İskele bölgesine siteler yaparak attık. Mimarlık öyle bir şey ki herbir projenizle bir öncekini aşmanız gerekir. Bu gelişme aşamasında da insanı ve hayatta neye gereksinimler olduğunu düşünmeniz gerekir. Kıbrıs Halkının ve İngilizlerin ötesinde büyük bir çerçeveden baktığımızda Rus ve İskandinav halklarının da buraya ilgi duyabileceğini keşfettik. Çünkü, Akdeniz ikliminin avantajları ve deniz-kum-güneş faktörlerinin yanında huzur, sükunet ve yüksek yaşam kalitesine sahibiz. 2007-2008 yıllarında yaptığımız planlarla Long Beach’in büyük bir potansiyeli olduğunu gördük ve alt yapı çalışmalarına başladık.

Başladığımız dönemde burada bir iki firma varken şimdi on bir on iki firma faaliyet gösteriyor. Günümüzde Long Beach, sadece turistler için değil inşaat sektörü için de çekim merkezi olmuş durumdadır. Tabii ki bir şehri geliştirirken her açıdan düşünülmeli; yollar, eğitim, alışveriş, ibadet gibi her ihtiyacı karşılayacak alt yapıları hazırlamak gerekiyor.

Ben 2006 senesinde buraların bu derece gelişeceğini hayal ettim. Tabii ki her aşaması çok zordu, evet ailem de karşı çıktı. Ama doğru bir tanedir, siz onu anlatmayı, hissettirmeyi başarırsanız herkes bunu kabullenir. Şu aşamada Long Beach için başarılmış bir çalışma var, bundan sonraki görevimiz, bu şehrin nasıl daha üst seviyeye çıkarılabileceği yönünde çalışmalar yapmaktır. Eksiklerimizi görebilmeli ve ihtiyaçlara cevap vererek büyümeye devam edilmelidir. Tüm firmalarla, kaymakamlıkla, belediyeyle ülkenin menfaatlerini yüceltirken, doğayı, yeşil alanları korumamız gerektiğinin farkındayız. Bunu yaparken tek başımıza değil, sorumluluğu da gururu da paylaşarak, hep beraber hareket etmemiz lazım. Doğru yerde, doğru hedefte olduğumuza inancımız tam.
 
  • Yaptığınız çalışmaların değer gördüğü de ortada, yakın zamanda Forbes dergisinde yayımlanan araştırmadan yola çıkarak, Long Beach, Dünya’da 1 numaralı yaşam alanı olarak gösteriliyor. Peki İskele bölgesine gelmeden önceki Noyanlar’ı anlatır mısınız bize?
Noyanlar Şirketler Grubu, 1973’te babam Yüksek Mimar Gökhan Noyan, amcam İnşaat Mühendisi Mustafa Noyan tarafından kuruldu, 90 yılında ben aralarına katıldım. Daha sonra da eşim Zarif Noyan Satış Direktörü olarak aramıza katıldı. Şirketin ilk gününden beri değişen çağa ayak uydurma konusundan da hiç ödün vermedik, firmanın karakterini böyle oluşturduk. Şirketimizde de herkes bildiği işi, eğitimini gördüğü işi yapıyor ve bu sayede şirket kurumsal şirket temellerine oturuyor. Şimdi de üçüncü nesili bu kurumsal yapıya adapte ederek, şirketimiz bünyesinde bu yapıyı bir adım ileri götürebilmenin gururunu yaşıyoruz. Kızım Doğa Noyan yaklaşık altı aydır, genç ve dinamik bir kadroyla beraber şirketimizde görev alıyor, oğlum da yavaş yavaş eğitimlerini tamamlayıp ekipteki yerini alacaktır.

Şirket vizyonumuzu ve projelerimizi yeni çağın getirdiği yeni gereksinimlere göre şekillendirmeye çalışıyoruz. Modern çağın getirdiği akıllı evler, toplu konutlarda doğan ihtiyaçları karşılayabilen servisler... Bir söz vardır, "babamdan ileri oğlumdan geri", gerçi ben babamdan ileri yaşayamadım belki ama çocuklarımızdan geri olacağımızı biliyoruz. Bizim için gurur verici kısmı, üç nesil beraber çalışabilmektir. Bu büyük bir değerdir; iş hayatında şirket kurmanın iki amacı vardır, biri kurulan şirketi büyütüp, marka değeri olarak satmak ve başka iş kurarak aynı vizyonla devam etmek, ikincisi aile şirketi yapısıyla, kurulan şirketi nesilden nesile aktarmak. Bizim yaptığımız, şirketimize kendi soyadımızı verip, bu ismi markalaştırmak ve bu değeri korumaktır. Bu çok zor bir iştir ve başarıldığında da daha kıymetlidir. Zaten ortaklı projelerimize baktığınızda da bütün ortaklarımızın hep aynı misyonu benimsemiş şirketler olmasına dikkat ettik. Bugün, 4000'den fazla konut teslim etmişken, dürüstlük, iyi niyet ve verilen sözü tutma konusunda iyi bir yerdeyiz. Halen daha çok büyük projeleri bu vizyonla yapmaya devam ediyoruz.
 
  • Siz sadece ev yapıp satmıyorsunuz, burada daha önce ev almış ama sadece bir ay tatil için kullananlara kiralama ve bakım-onarım hizmetleri de veriyorsunuz, detaylarından bahseder misiniz?
İnşaat sektörü çok dinamik ve çok dallı bir sistemdir. Kendimize bir soru sorduk, insanlar neden Kıbrıs’a geliyor? İnsanlar tatile geliyor. Ama baktık ki tatilden tatile geliyor, biz de şunu sunuyoruz, eğer siz 1 ay tatil yapıp kalan 11 ay için anahtarı bize bırakırsanız, bir sonraki tatilinizi yani uçak masraflarınızı, burada harcadıklarınızı bu yolla karşılarsınız. Hatta üstüne para kazanma imkanı sağlamaya başladık. Bu sistemi kullandığımız 10 yıllık süreçte hem müşterilerimizin evleri değerini koruyor, hem her yıl bedava tatil yapıyorlar.

Müşterilerin evleri hariç bu kiralama sistemi içerisinde kendimize ait 500 konut bulunuyor, haftalık veya aylık gibi çeşitli dönemlerde kiralama yapılıyor. Bunun dışında da, otel konseptiyle tatil yapmak isteyenler için de 3 yıldızlı bir otel yaptık. Şimdi bir de 4 yıldızlı yeni bir otel için çalışmalara başladık. Bugün ruhsatını alacağımız, denize sıfır, çok güzel bir konumda bir otele başlıyoruz, burada duyurmak kısmet oldu.

Kıbrıs’ta tatil yapan insanlara doğal güzelliklerimiz haricinde de birçok imkan sunmak için çalışmalarımız var. Dalma, bisiklet gibi spor aktivitelerinden tutun da tekne turları, cipli safariler için çok büyük yatırımlar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Burada hayat standartlarını yükselterek ilerlemek istiyoruz. Çünkü artık Long Beach’i dünya tanıyor, yıllarca çok önemli tanıtımlar yaptık, Kuzey Kıbrıs’ı ve Long Beach’i çok güzel tanıttık. Bu beğenilme, tatil denildiğinde akla Long Beach’in gelmesini devam ettirebilmek için de hepimize çok büyük işler düşüyor.
 
  • Satışı devam eden projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Hayat bisiklete binmek gibidir derler, durursanız düşersiniz, sürekli pedal çevirmek gerekir. Duranlar geri kalmış demektir. Bunun için her zaman yapılaşma içerisinde olmamız gerekiyor. 17. ve 18. sitelerimiz bitti, koçanlarını çıkarttık, 19, 20 ve 21. sitelerimiz devam ediyor. Bütün projelerimizde müşteri odaklıyız, çağa ve taleplere göre proje geliştiriyoruz.

Four Vision Development olarak yürüttüğümüz 4 ortaklı projemiz çok iyi gidiyor, birlikte birinci projemizi tamamladık, önümüzdeki haftalarda ikincisi duyurulacak, üçüncüsü yolda... Riverside Life Residence projemiz var yine ortaklı bir projedir, yakın zamanda satışa arz edeceğiz. İhtiyaca göre projeler üretmeye çalışıyoruz, keyfimize göre ya da trendlere göre değil de müşteri taleplerine göre ilerliyoruz. Bu yıl 3 yeni projemiz gündemde, önümüzdeki dönemde başlamayı planlıyoruz. Bunun dışında 2025’e kadarki planlarımız için dahi arazilerimiz alınmış, çalışmaları başlamıştır. Alt yapı ve sermaye olarak bu planı yapabilecek konumda olduğumuz için gururluyuz. Bu senenin avantajıyla yaz dönemine 350 civarında bitmiş ev stoğuyla ve 50 civarı da örnek evle giriyoruz. Normalde her sene 50-70 arası hazır konut olurdu, bu sene o açıdan rahatız.

Önümüzdeki ay faaliyete geçecek ‘Maintenance Doctor’ markasıyla beraber tadilat ve bakım-onarım hizmeti de vermeye başlıyoruz. Noyanlar olarak çok önem verdiğimiz bir konu da yenileme ve bakım işlemleridir. Ev alan insanlara yapılacak en büyük kötülük sattıktan sonra hiçbir şeyle ilgilenmemektir. Bizim için müşteri çok önemlidir, biz insanlar yıllarca içinde yaşasın diye yapıyoruz evleri ve zaman içinde oluşacak ihtiyaçlar için de hizmet vermemiz gerekiyor. Bugüne kadar öğrendiğimiz şey, müşterilerimiz sayesinde huzuru, mutluluğu ve refahı yaşadığımız ve her zaman bu bilinçte olmamız gerektiğidir.
 
  • Yeni projeniz olan Riverside Life Residence’ın maketi karşıladı bizi ofisin girişinde... Çok büyük, değerli bir konut projesine daha başlıyorsunuz. Bize biraz proje hakkında bilgi verebilir misiniz?
Riverside projemiz Kömürcügil Ailesiyle ortaklaşa yapacağımız bir projedir. 820 birimden oluşan konut, denize 200 metre mesafede, ticari alanları olan, iç avlulu güzel bir projedir. Tamamıyla tatil ve tatilci hedeflenmiştir. 26 aydır beklediğimiz imar planının sonuçlanmasını bekliyoruz ki hemen hayata geçirebilelim.

Hayata geçirdiğimiz her projeyle insanların ihtiyaçlarına cevap vermeliyiz düşüncesindeyiz, bunun için de projelerimizi geliştirirken Satış Direktörümüz Zarif Noyan’ın yönlendirmeleri çok yardımcı oluyor.
 
  • Bu tarz büyük projelerin Kuzey Kıbrıs’ın kalkınmasına da büyük katkı sağladığını duyuyoruz. Projenizin ülke ekonomisine katkısından bahsetmek ister misiniz?
İnşaat sektörü elli civarı iş kolunu destekleyen bir konumdadır. Bir evi bitirdiğinizde evi döşemek için bile onlarca sektör devreye girmektedir. Örneğin bir projenin maliyeti 50 milyon Pound’tur, satış bedeli 70 milyondur. Bu rakamlarla vergi rekortmeni de oluyorsunuz, çevreye, ülkeye çok büyük katkı da sağlıyorsunuz. Adada ekonomik anlamda birinci sırada turizm, ikinci sırada eğitim, üçüncü sırada da inşaat ve emlak sektörü geliyor diyoruz. Devlete katkı noktasında bakarsanız, inşaat sektörü, harçlardan ruhsatlara kadarki vergilendirme işlemleriyle %35’lere varan bir kamu geliri sağlamaktadır. 50 milyonluk bir proje ölçeğinde bakarsanız katkıyı kolayca görebilirsiniz.

İnşaat sektörünün korunması, kollanması ve kredilerle desteklenmesi gerekir. Bunun öneminin vurgulanması ve bunların duyurulması için de bize görev düşüyor. Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Ada ülkesiyiz, her şeyi dışardan alıyoruz; burada ne üretiyoruz bir düşünmemiz gerekir. Üretim yapanları desteklemek gerekir.
 
  • İşinizle ilgili hayaller kurmayı seviyorsunuz, bir hayalle Long Beach’e geldiniz; bize bundan sonraki hayallerinizden, iş planlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Biz hayallerimizi gerçekleştirdik, bunu açıkça söyleyebilirim. Bu hayalleri gerçekleştirirken eşim ve aynı zamanda Noyanlar Şirketler Grubu’nun Satış Direktörü olan Zarif Noyan’la beraber adımlar attık. Hem şirketin vizyonel gelişmesine katkısı hem de birlikte üçüncü nesilleri bu işe yetiştirmiş olmamız mutluluk ve gurur veriyor. Bundan sonrası için hayalimiz çocuklarımızın, bizden sonraki nesilin güzel bir hayat sürmesini sağlamak ve bizimle aynı gururu yaşamalarıdır. Gerek ortaklarımızla gerek şirket içinde yeni nesille bu başarıları devam ettirmeleridir. Biz ne yaptığımızı bilerek hayallerimizin peşinden koştuk ve hepsini gerçekleştirdik, sıra onlarda!

Yukarı